Chinatown

Yönetmen: Roman Polanski
Yapım Yılı: 1974
Filmin Süresi: 130 dakika
IMDb: 8,2
Puanım: 8



Herkesin takım elbise ve şapkayla gezdiği 30'lu yıllardaki Los Angeles'a gidiyoruz bu filmde. Sayısız özel dedektif büroların birinde, işini layıkıyla yapan, saygın bir özel dedektif var. Eskiden polis olan bu kişi şimdi ilişkideki aldatmaları kovalayıp ortaya çıkarıyor. Genellikle kadınlar gelip eşlerinin hangi haltları yediğini öğrenmek isteseler de, aldatmak sadece erkeklere mahsus değil.

Günlerden bir gün bir kadın gelip de eyaletin su işleri müdürünün karısı olduğunu söyleyip, kocasının başkalarıyla ilişkisinin olup olmadığını öğrenmek isteyince, dedektifimiz türlü türlü yollarla bu ilişkiyi açığa çıkarır. Gazetelerde manşet olur bu olay. Tekrar ofisine geldiğinde su işleri müdürünün karısıyla karşılaşır. Hayır, ilk gelip kocasının ilişkisinin açığa çıkarılmasını isteyen kadın değildir bu. Kandırılmış olmayı etik bulmayıp, içine sindiremeyen dedektif bu olayları telafi etmeyi rica eder su işleri müdürünün karısından. O sıralarda da su işleri müdürü ölü bulunmasın mı? Hayda. Bir anda girdaba kapılmış gibi olur. Olaylar sakin sakin gelişir.

Film Türkçe'ye "Çin Mahallesi" olarak çevrilebilir. Amerika'da her eyalette olmasa da çoğunda Çin mahallesi bulunur. Çinlilerin çoğunluk olduğu bu mahallelere girdiğinizde kendinizi Çin'de sanırsınız. Ben hiç girmedim. Ama girseydim kendimi Çin'de sanmam kuvvetle muhtemeldir.


Çin mahallesinin girişi
Filmin ismi böyleyken, olaylar hep orada geçsin istedim ama olmadı. Sadece son sahnesi orada geçiyor. Orijinal senaryosunda aslında Çin mahallesinde geçen sahnesi yokmuş. Ayıp olmasın diye koydular herhalde sonuna. Filmin başlıkla bağlantısı ise, geçmişte bu dedektifimizin ve Los Angeles polis teşkilatındaki subayın geçmiş kariyerindeki yerin Çin mahallesi olması. Bence bu!

Burnunu her işe sokarsan, bak işte böyle olur!

Film üçleme olacak diye niyetlenmiş herkes. Hatta Jack Nicholson bu yüzden başka bir teklifi geri çevirmiş. Ama yönetmen taciz skandalına maruz kalınca (ki iftira değil) memleketine kaçmış. Bir daha da yüzünü gören olmamış.

Bütün arsaları satayım ki ileride çok değerlensinler. Böylece torunlarım da bana sövsün!

Filmin senaryosu incelikle işlenmiş. Hatta seminerlerde ve sınıflarda örnek senaryo diye gösteriliyormuş. Böylelikle senarist Robert Towne'yi de anmış olalım.

Filmin fragmanı aşağıda. Filmin kendisi ise internetin sağında solunda. Arayınca bulunuyor. İyi seyirler.

Yorumlar