Angst
IMDb: 7,5
Yönetmen: Gerald Kargl
Yapım Yılı: 1983
Filmin Süresi: 87 dakika
Puanım: 6
Bir psikopatla karşı karşıyayız. Öyle bir psikopat ki, küçükken hayvanlara eziyet eden, gençken anasını öldüren cinsten. Gerçek hayatta Werner Kniesek olarak tanınan bu adamın, bir nevi yaşantısını anlatıyor bu film. Filmdeki karakterin hapishanede geçirdiği 10 yıl sonrasında serbest kalmasıyla, tekrar biraz daha insan öldüreyim diye güle oynaya çıkıp gördüğü her insanı öldürmeyi planlamakla geçirir zamanı. Hiç yeni bir hayat kurayım, evleneyim, çoluk çocuk yapayım, servet biriktireyim, sonra çocuklarım bu mirası bir güzel yesin diye düşünmüyor. Öldüreceğim de öldüreceğim. Zaten bu adamı hapishaneden salıverenlerde kabahat.
İnsanların gözlerindeki korkudan besleniyor öldürürken. (Filmin Türkçe'si "Korku"dur.) Hal böyle olunca bizim psikopatı tutmak gerçekten de zor. Taksiye biner. İndiği yerde deli gibi koşar. Sonrasında bir ev bulur. Terk edilmiş gibidir. Burada yaşamayı planlar. Hatta evin içine girmek için bir pencereyi kırarken başrol oyuncusu, sahte pencerenin yerine gerçeğini kırmakta ısrar etmiştir. Tabii kırarken de kolunu yaralamıştır. Filmin sonralarında bir cam daha kırılır bu afişteki kız tarafından. O sahtedir. Ama kız yere düşerken kötü bir şekilde incitmiştir kendisini. Terk edilmiş ev zannettiği yere bir aile gelir. Onların üstünde sadistik deneylerini icra ederken bir yandan da çocukluğunu, annesini, büyük annesini düşünür.
Filmde sahne kanı yerine, daha gerçekçi olması için domuz kanı kullanılmıştır. Kamera bu adamın etrafında uydu gibi döner. Yakın çekimleri, alt açılardan çekimleri izleyenlere bu adamı daha canavarca göstermesine yardım ediyor.
Filmin ilk sahnelerinde ve son sahnesinde, bir kafeye girerken adamın elinde tuttuğu gazetenin manşetlerinde "WAR" ve "PAX" yazıldığı görünüyor. Bunlar da "SAVAŞ" ve "BARIŞ" anlamlarına geliyor.
Bir psikopatla karşı karşıyayız. Öyle bir psikopat ki, küçükken hayvanlara eziyet eden, gençken anasını öldüren cinsten. Gerçek hayatta Werner Kniesek olarak tanınan bu adamın, bir nevi yaşantısını anlatıyor bu film. Filmdeki karakterin hapishanede geçirdiği 10 yıl sonrasında serbest kalmasıyla, tekrar biraz daha insan öldüreyim diye güle oynaya çıkıp gördüğü her insanı öldürmeyi planlamakla geçirir zamanı. Hiç yeni bir hayat kurayım, evleneyim, çoluk çocuk yapayım, servet biriktireyim, sonra çocuklarım bu mirası bir güzel yesin diye düşünmüyor. Öldüreceğim de öldüreceğim. Zaten bu adamı hapishaneden salıverenlerde kabahat.
İnsanların gözlerindeki korkudan besleniyor öldürürken. (Filmin Türkçe'si "Korku"dur.) Hal böyle olunca bizim psikopatı tutmak gerçekten de zor. Taksiye biner. İndiği yerde deli gibi koşar. Sonrasında bir ev bulur. Terk edilmiş gibidir. Burada yaşamayı planlar. Hatta evin içine girmek için bir pencereyi kırarken başrol oyuncusu, sahte pencerenin yerine gerçeğini kırmakta ısrar etmiştir. Tabii kırarken de kolunu yaralamıştır. Filmin sonralarında bir cam daha kırılır bu afişteki kız tarafından. O sahtedir. Ama kız yere düşerken kötü bir şekilde incitmiştir kendisini. Terk edilmiş ev zannettiği yere bir aile gelir. Onların üstünde sadistik deneylerini icra ederken bir yandan da çocukluğunu, annesini, büyük annesini düşünür.
Filmde sahne kanı yerine, daha gerçekçi olması için domuz kanı kullanılmıştır. Kamera bu adamın etrafında uydu gibi döner. Yakın çekimleri, alt açılardan çekimleri izleyenlere bu adamı daha canavarca göstermesine yardım ediyor.
Filmin ilk sahnelerinde ve son sahnesinde, bir kafeye girerken adamın elinde tuttuğu gazetenin manşetlerinde "WAR" ve "PAX" yazıldığı görünüyor. Bunlar da "SAVAŞ" ve "BARIŞ" anlamlarına geliyor.



Yorumlar
Yorum Gönder