Room
Bugün, 4 dalda akademi ödül adaylığı ve Altın Küre de drama dalında en iyi kadın oyuncu ödülünü almış Room türkçeye çevirilmiş haliyle Gizli Dünya isimli film hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle filmin yönetmeni Lenny Abrahamson What Richard Did isimli filmi ile seneler önce ilgimi çekmeyi başarmıştı, o yüzden bu derece güçlü bir çıkış benim için pek de şaşırtıcı değil. Ödül törenlerinde yarıştığı aday listesine bakacak olursak 1 sene arayla Birdman ve Revenant filmlerini başarıyla beyaz perdeye aktarmış Alejandro G. Iñárritu karşısında şansı pek fazla yok gibi. Brie Larson ‘Ma’(Joy) karakteriyle hali hazırda Altın Küre’yi çoktan kucakladı ve Oscar’a da göz kırpıyor fakat filmdeki oyunculuklardan söz edecek olursak küçük yaşına rağmen büyük işler çıkaran ‘Jack’ karakterini canlandıran Jacob Tremblay kelimenin tam anlamıyla efsane!
Filme gelecek olursak, belki de eleştirilere göre film 2015’in en acıklı filmi ama filmde en çok hoşuma giden şey aşırı duygu sömürüsü yapılmaması. Evet konu gereği 7 yıl boyunca bir odada hapsolan ve tecavüzcüsüne karşı koyamayan bir kadın ve 5 yaşındaki -dünyanın içinde bulunduğu odadan ibaret olduğunu sanan- oğlu şu haliyle bile yeterince duygusal, ama film kadının 7 yıl boyunca o odada ne yaptığından ziyade kurtuluşları sonrası geçirdikleri duygu iniş çıkışları hakkında. Bana göre bu sebepledir ki kaçış sahnesi kısa tutulmuş ve filmin ortasında Joy ve Jack kurtulmuşlar. Filmin Joy karakterinin duygusal açıdan kopuş noktası ise babasının Jack’e bakmaya tahammül edememesiyle başlar ve içten içe başına gelenlerden annesini sorumlu tutmaya başlar . Evden uzaklaşmak için verdiği röportaj esnasında yöneltilen acımasız ama bir o kadar da doğru sorularla bu duygusal bunalımlar pekişir. Filmin sonunda Jack Oda’ya tekrardan gitmek ister ve orayı özlediğini söyler ancak döndüğünde karşısında o eski, hayal ettiği Oda’yı bulamaz. Oda Jack’e küçülmüş gelir ve hayal kırıklığına uğrayıp, eski arkadaşlarına veda edip Oda’dan çıkar. İşte bu sahne insana birçok şeyi sorgulatır ve herkes kendi hayatından bir parça bulabilir.
Öncelikle filmin yönetmeni Lenny Abrahamson What Richard Did isimli filmi ile seneler önce ilgimi çekmeyi başarmıştı, o yüzden bu derece güçlü bir çıkış benim için pek de şaşırtıcı değil. Ödül törenlerinde yarıştığı aday listesine bakacak olursak 1 sene arayla Birdman ve Revenant filmlerini başarıyla beyaz perdeye aktarmış Alejandro G. Iñárritu karşısında şansı pek fazla yok gibi. Brie Larson ‘Ma’(Joy) karakteriyle hali hazırda Altın Küre’yi çoktan kucakladı ve Oscar’a da göz kırpıyor fakat filmdeki oyunculuklardan söz edecek olursak küçük yaşına rağmen büyük işler çıkaran ‘Jack’ karakterini canlandıran Jacob Tremblay kelimenin tam anlamıyla efsane!
Filme gelecek olursak, belki de eleştirilere göre film 2015’in en acıklı filmi ama filmde en çok hoşuma giden şey aşırı duygu sömürüsü yapılmaması. Evet konu gereği 7 yıl boyunca bir odada hapsolan ve tecavüzcüsüne karşı koyamayan bir kadın ve 5 yaşındaki -dünyanın içinde bulunduğu odadan ibaret olduğunu sanan- oğlu şu haliyle bile yeterince duygusal, ama film kadının 7 yıl boyunca o odada ne yaptığından ziyade kurtuluşları sonrası geçirdikleri duygu iniş çıkışları hakkında. Bana göre bu sebepledir ki kaçış sahnesi kısa tutulmuş ve filmin ortasında Joy ve Jack kurtulmuşlar. Filmin Joy karakterinin duygusal açıdan kopuş noktası ise babasının Jack’e bakmaya tahammül edememesiyle başlar ve içten içe başına gelenlerden annesini sorumlu tutmaya başlar . Evden uzaklaşmak için verdiği röportaj esnasında yöneltilen acımasız ama bir o kadar da doğru sorularla bu duygusal bunalımlar pekişir. Filmin sonunda Jack Oda’ya tekrardan gitmek ister ve orayı özlediğini söyler ancak döndüğünde karşısında o eski, hayal ettiği Oda’yı bulamaz. Oda Jack’e küçülmüş gelir ve hayal kırıklığına uğrayıp, eski arkadaşlarına veda edip Oda’dan çıkar. İşte bu sahne insana birçok şeyi sorgulatır ve herkes kendi hayatından bir parça bulabilir.
Kesinlikle izlenmesi gereken bir film, iyi seyirler.
Fragman:

Yorumlar
Yorum Gönder